Peygamberinizin sadece siyer kitaplarındaki beşeri hallerine bakan O’nun şahsiyeti maneviyesini anlayamaz.

Mesnevi-i Nuriye:[84]: Tavus kuşu gibi pek güzel bir kuş, yumurtadan çıkar, tekâmül eder, semalarda tayarana başlar. Âfâk-ı âlemde şöhret kazandıktan sonra, yerde kalan yumurtasının kabuğu içerisinde o kuşun güzelliğini, kemalâtını, terakkiyatını arayıp bulmak isteyen adamın ahmak olduğunda şübhe yoktur. Binaenaleyh tarihlerin naklettikleri Peygamberimizin (A.S.M.) bidayet-i hayatına maddî, sathî, surî bir nazar ile bakan bir adam … Devamını oku "Peygamberinizin sadece siyer kitaplarındaki beşeri hallerine bakan O’nun şahsiyeti maneviyesini anlayamaz."

Peygamberimizin kainatın güneşi olacak kadar büyük bir mertebede olduğuna üç delil.

30.Lema:4.Nükte:7.İşaret:  Yedinci İşaret: İşte bu tevhid-i hakikîyi bütün meratibiyle en mükemmel bir surette ders veren, isbat eden, ilân eden Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’ın risaleti, elbette o tevhidin kat’iyyeti derecesinde sabit olmak lâzım gelir. Çünki madem daire-i vücudun en büyük hakikatı olan tevhidi bütün hakaikıyla o zât ders veriyor.. elbette tevhidi isbat eden bütün bürhanlar; dolayısıyla onun risaletini … Devamını oku "Peygamberimizin kainatın güneşi olacak kadar büyük bir mertebede olduğuna üç delil."

Peygamberimizin manevi büyüklüğü ve Peygamberimizin Hz. Cebrail’i bile geride bırakması.

19.MEKTUB:19.NÜKTELİ İŞARET Üçüncü Esas: Hem o mu’cizat-ı bahire sahibi olan vahdaniyet dellâlı ve saadet-i ebediye müjdecisi, kendi zât-ı mübarekinde öyle ahlâk-ı âliye ve vazife-i risaletinde öyle secaya-yı sâmiye ve tebliğ ettiği şeriat ve dininde öyle hasail-i galiye vardır ki; en şedid düşman dahi onu tasdik ediyor, inkâra mecal bulamıyor. Madem zâtında ve vazifesinde ve dininde, … Devamını oku "Peygamberimizin manevi büyüklüğü ve Peygamberimizin Hz. Cebrail’i bile geride bırakması."

Her gün işlenen bütün hasenatların ve hayırların bir misli peygamberimizin defterine yazılıyor.

15.ŞUA:1.MAKAM:3.KISIM:1.İŞARET Birinci İşaret: Bu kâinat sahibinin tezahür-ü rububiyetine ve sermedî uluhiyetine ve nihayetsiz ihsanatına küllî bir ubudiyet ve tanıttırmakla mukabele eden Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, bu kâinatta güneşin lüzumu gibi elzemdir ki; nev’-i beşerin üstad-ı ekberi ve büyük peygamberi ve Fahr-i Âlem ve لَوْلاَكَ لَوْلاَكَ لَمَا خَلَقْتُ اْلاَفْلاَكَ hitabına mazhar ve hakikat-ı Muhammediyesi hem sebeb-i hilkat-i … Devamını oku "Her gün işlenen bütün hasenatların ve hayırların bir misli peygamberimizin defterine yazılıyor."

Yine o zattır, Bilbedahe o zattır.

31.SÖZ:3.ESAS:SADİSEN VE SABİAN.. Sâdisen: Onuncu Söz’ün İkinci İşaretinde işaret edildiği gibi: Uluhiyet, mukteza-yı hikmet olarak tezahür istemesine mukabil, en a’zamî bir derecede Zât-ı Ahmediye (A.S.M.) dinindeki a’zamî ubudiyetiyle en parlak bir derecede göstermiştir. Hem Hâlık-ı Âlem’in nihayet kemaldeki cemalini bir vasıta ile göstermek, mukteza-yı hikmet ve hakikat olarak istemesine mukabil; en güzel bir surette gösterici … Devamını oku "Yine o zattır, Bilbedahe o zattır."

O bürhanın şahsı manevisine bak ve peygamberimizin nurunun, kainatla olan manevi bağı nasıl ifade edile bilir?

19.SÖZ VE MESNEVİ-İ NURİYE:HABBE: Evet, o bürhanın şahs-ı manevîsine bak: Sath-ı Arz bir mescid, Mekke bir mihrab, Medine bir minber… O bürhan-ı bahir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatib, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkeb bir halka-i zikrin serzâkiri… Bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya taravettar … Devamını oku "O bürhanın şahsı manevisine bak ve peygamberimizin nurunun, kainatla olan manevi bağı nasıl ifade edile bilir?"

Peygamberimizin ümmetine şefkati.

4.Lem’a:1.Makam:1.Nükte BİRİNCİ NÜKTE: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ümmetine karşı kemal-i şefkat ve merhametini ifade ediyor. Evet rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes hattâ enbiya dahi “nefsî, nefsî” dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm “ümmetî, ümmetî” diye re’fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman ehl-i keşfin tasdikiyle vâlidesi onun münacatından “ümmetî, ümmetî” işitmiş. Hem bütün … Devamını oku "Peygamberimizin ümmetine şefkati."

Peygamberimiz gaybı nasıl bilirdi? ve bazen gaybı bilmemenin hikmeti.

19.Mektub:4.Nükteli işaret: Beşinci Esas: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, لاَ يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللّهُ sırrınca kendi kendine gaybı bilmezdi; belki Cenab-ı Hak ona bildirirdi, o da bildirirdi. Cenab-ı Hak hem Hakîm’dir, hem Rahîm’dir. Hikmet ve rahmeti ise, umûr-u gaybiyeden çoğunun setrini iktiza ediyor, mübhem kalmasını istiyor. Çünki şu dünyada insanın hoşuna gitmeyen şeyler daha çoktur. Vukuundan … Devamını oku "Peygamberimiz gaybı nasıl bilirdi? ve bazen gaybı bilmemenin hikmeti."