Ramazan Risalesindeki Nefis terbiyesi ile alakalı kısımlar.

29.MEKTUB:2.KISIM: İkinci Risale olan İkinci Kısım Beşinci Nükte: Ramazan-ı Şerifin orucu, nefsin tehzib-i ahlâkına ve serkeşane muamelelerinden vazgeçmesi cihetine baktığı noktasındaki çok hikmetlerinden birisi şudur ki: Nefs-i insaniye gafletle kendini unutuyor. Mahiyetindeki hadsiz aczi, nihayetsiz fakrı, gayet derecedeki kusurunu göremez ve görmek istemez. Hem ne kadar zaîf ve zevale maruz ve musibetlere hedef bulunduğunu ve … Devamını oku "Ramazan Risalesindeki Nefis terbiyesi ile alakalı kısımlar."

Ölüm rabıtası ve bu rabıtanın nefsi emmareyi kırması.

İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden, tûl-i emel olduğu gibi; riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet ehl-i tarîkat ve ehl-i hakikat, Kur’an-ı Hakîm’in كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ … Devamını oku "Ölüm rabıtası ve bu rabıtanın nefsi emmareyi kırması."

Sefahete giren müslümanları kurtarmanın yöntemi nasıl olmalıdır?

15.ŞUA:2.MAKAM:1.Sİ:[674]: Birincisi: Akibeti görmeyen, bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzetlere tercih eden hissiyat-ı insaniye, akıl ve fikre galebe ettiğinden ehl-i sefaheti sefahetten kurtarmanın çare-i yegânesi; aynı lezzetinde elemi gösterip hissini mağlub etmektir. Ve يَسْتَحِبُّونَ الْحَيَوةَ الدُّنْيَا âyetinin işaretiyle; bu zamanda âhiretin elmas gibi nimetlerini, lezzetlerini bildiği halde, dünyevî kırılacak şişe parçalarını onlara tercih … Devamını oku "Sefahete giren müslümanları kurtarmanın yöntemi nasıl olmalıdır?"

Takva nedir ve günahlara karşı ne yapmalıyız?

KASTAMONU LAHİKASI:[128]:BU MEKTUB GAYET EHEMMİYETLİDİR: Bugünlerde Kur’an-ı Hakîm’in nazarında imandan sonra en ziyade esas tutulan takva ve amel-i sâlih esaslarını düşündüm. Takva, menhiyattan ve günahlardan içtinab etmek; ve amel-i sâlih, emir dairesinde hareket ve hayrat kazanmaktır. Her zaman def’-i şer, celb-i nef’a racih olmakla beraber; bu tahribat ve sefahet ve cazibedar hevesat zamanında bu takva … Devamını oku "Takva nedir ve günahlara karşı ne yapmalıyız?"

Hayale pis suretlerin ve günahların gelmesi durumunda günah işlemiş oluyor muyuz?

11.Mektup:Birinci Mebhas: Birinci Mebhas:  اِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا Ey sû’-i vesveseden me’yus nefsim! Tedai-yi hayalât, tahattur-u faraziyat, bir nevi irtisam-ı gayr-ı ihtiyarîdir. İrtisam ise, eğer hayırdan ve nuraniyetten olsa, hakikatın hükmü bir derece suretine ve misaline geçer. Güneşin ziyası ve harareti, âyinedeki misaline geçtiği gibi… Eğer şerden ve kesiften olsa, aslın hükmü ve hâssası, … Devamını oku "Hayale pis suretlerin ve günahların gelmesi durumunda günah işlemiş oluyor muyuz?"

Said Nursi’nin, fena niyetle geleni yılan suretinde görmesi

“Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâm’ın zahirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtınî ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyüb’den daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünki işlediğimiz herbir günah, kafamıza giren herbir şübhe, kalb ve ruhumuza yaralar açar.” Lemalar 28.Mektup:4.Mesele olan 4.Risale:1.Nokta:  Aziz kardeşlerim! Sual ediyorsunuz ki: Câmi-i şerifinize, Cum’a gecesinde … Devamını oku "Said Nursi’nin, fena niyetle geleni yılan suretinde görmesi"

Evliyaların şikayet ettiği nefsi emmarenin son kalesi.

Kastamonu Lahikası:3.Mesele:[211]: Üçüncü Mes’ele: Bir kardeşimiz kusurunu görmediği münasebetiyle, onu ikaz için yazılmış ince bir mes’eledir. Belki size faidesi olur diye yazdık. Bir zaman evliya-i azîmeden nefs-i emmaresinden kurtulanlardan birkaç zâttan, şiddetli mücahede-i nefsiyeler ve nefs-i emmareden şekvalarını gördüm. Çok hayret ediyordum. Hayli zaman sonra, nefs-i emmarenin kendi desaisinden başka, daha şiddetli ve daha ziyade … Devamını oku "Evliyaların şikayet ettiği nefsi emmarenin son kalesi."

Hz. Yunus kıssasının çağımıza bakan ciheti.

1.LEM’A: Birinci Lem’a Hazret-i Yunus İbn-i Metta Alâ Nebiyyina ve Aleyhissalâtü Vesselâm’ın münacatı, en azîm bir münacattır ve en mühim bir vesile-i icabe-i duadır. Hazret-i Yunus Aleyhisselâm’ın kıssa-i meşhuresinin hülâsası: Denize atılmış, büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı ve gece dağdağalı ve karanlık ve her taraftan ümid kesik bir vaziyette لاَ اِلهَ اِلاَّ اَنْتَ … Devamını oku "Hz. Yunus kıssasının çağımıza bakan ciheti."