Rüyanın tabirinin çıkması.

10.Lema:On dördüncüsü: Mustafa Çavuş (rh) sekiz senedir bizim hususi küçük camiye hem sobasına hem gaz yağına hem kibritine kadar hizmet ediyordu. Hattâ gaz yağını ve kibritini sekiz senedir kendi kesesinden sarf ettiğini sonra öğrendik. Cemaate, hususan cuma gecelerinde gayet zarurî bir iş olmayınca geri kalmıyordu. Sonra ehl-i dünya onun safvet-i kalbinden istifade ederek dediler ki: … Devamını oku "Rüyanın tabirinin çıkması."

Verilen tarihlerde İslam düyasında bir fütuhat olacak şeklindeki bazı keşifler neden doğru çıkmaya biliyor?

16.Lem’a: Kardeşlerimizden Çaprazzade Abdullah Efendi gibi bazı adamlar, ehl-i keşiften rivayeten bu geçen Ramazanda Ehl-i Sünnet ve Cemaat için bir ferec, bir fütuhat olacağını haber verdikleri halde zuhur etmedi. Böyle ehl-i velayet ve keşif, neden hilaf-ı vaki’ haber veriyorlar? Benden sordular. Ben de birden sünuhat kabîlinden olarak verdiğim cevabın muhtasarı şudur: Hadîs-i şerifte vârid olmuştur … Devamını oku "Verilen tarihlerde İslam düyasında bir fütuhat olacak şeklindeki bazı keşifler neden doğru çıkmaya biliyor?"

Ölüm rabıtası ve bu rabıtanın nefsi emmareyi kırması.

İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden, tûl-i emel olduğu gibi; riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran, rabıta-i mevttir. Yani ölümünü düşünüp, dünyanın fâni olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır. Evet ehl-i tarîkat ve ehl-i hakikat, Kur’an-ı Hakîm’in كُلُّ نَفْسٍ ذَٓائِقَةُ الْمَوْتِ … Devamını oku "Ölüm rabıtası ve bu rabıtanın nefsi emmareyi kırması."

Bu zamanda siyaset yoluyla insanların kalbine hükmetmek ve toplumu dindarlaştırmak mümkün mü?

Lem’alar:[104]: Bu zamanda ehl-i İslâm’ın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalaletle kalplerin bozulması ve imanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi: Nurdur, nur göstermektir ki kalpler ıslah olsun, imanlar kurtulsun. Eğer siyaset topuzuyla hareket edilse, galebe çalınsa o kâfirler münafık derecesine iner. Münafık, kâfirden daha fenadır. Demek, topuz böyle bir zamanda kalbi ıslah etmez. O vakit küfür kalbe girer, … Devamını oku "Bu zamanda siyaset yoluyla insanların kalbine hükmetmek ve toplumu dindarlaştırmak mümkün mü?"

Müslümanların, Uhud ve Huneyn savaşlarında yenilmesinin hikmeti nedir?

13.Lem’a:9.İşaret: Eğer denilirse: Eğer denilirse: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm madem Habib-i Rabb-ül Âlemîn’dir. Hem elindeki hak ve lisanındaki hakikattır. Ve ordusundaki askerlerin bir kısmı melaikedir. Ve bir avuç su ile bir orduyu sular. Ve dört avuç buğday ve bir oğlağın etiyle bin adamı doyuracak bir ziyafet verir. Ve küffar ordusunun gözlerine bir avuç toprak atmakla … Devamını oku "Müslümanların, Uhud ve Huneyn savaşlarında yenilmesinin hikmeti nedir?"

Allah, iyiliği istediği halde şeytanlara uyanlar neden daha çok?

Sual: Şeytanların kâinatta icad cihetinde hiçbir medhalleri olmadığı, hem Cenab-ı Hak rahmet ve inayetiyle ehl-i hakka tarafdar olduğu, hem hak ve hakikatın cazibedar güzellikleri ve mehasinleri ehl-i hakka müeyyid ve müşevvik bulunduğu, hem dalaletin müstekreh çirkinlikleri ehl-i dalaleti tenfir ettikleri halde, hizb-üş şeytanın çok defa galebe etmesinin hikmeti nedir? Ve ehl-i hak, her vakit şeytanın … Devamını oku "Allah, iyiliği istediği halde şeytanlara uyanlar neden daha çok?"

Şeytanların vesveseleriyle çok kişinin cehenneme gitmesi Allah’ın rahmetine zıt değil mi?

Sual: Şerr-i mahz olan şeytanların icadı ve ehl-i imana taslitleri ve onların yüzünden çok insanlar küfre girip Cehennem’e girmeleri, gayet müdhiş ve çirkin görünüyor. Acaba Cemil-i Alelıtlak ve Rahîm-i Mutlak ve Rahman-ı Bil-Hakk’ın rahmet ve cemali, bu hadsiz çirkinliğin ve dehşetli musibetin husulüne nasıl müsaade ediyor ve nasıl cevaz gösteriyor? Şu mes’eleyi çoklar sormuşlar ve … Devamını oku "Şeytanların vesveseleriyle çok kişinin cehenneme gitmesi Allah’ın rahmetine zıt değil mi?"

Peygamberimizin ümmetine şefkati.

4.Lem’a:1.Makam:1.Nükte BİRİNCİ NÜKTE: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın ümmetine karşı kemal-i şefkat ve merhametini ifade ediyor. Evet rivayet-i sahiha ile mahşerin dehşetinden herkes hattâ enbiya dahi “nefsî, nefsî” dedikleri zaman, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm “ümmetî, ümmetî” diye re’fet ve şefkatini göstereceği gibi, yeni dünyaya geldiği zaman ehl-i keşfin tasdikiyle vâlidesi onun münacatından “ümmetî, ümmetî” işitmiş. Hem bütün … Devamını oku "Peygamberimizin ümmetine şefkati."