Laiklik

Hem madem lâik Cumhuriyet prensibiyle bîtarafâne kalır ve o prensibiyle dinsizlere ilişmez; elbette dindarlara dahi bahanelerle ilişmemek gerektir. Tarihçe-i Hayat, s. 235* Eğer faraza, lâik Cumhuriyetin mahiyetini bilmeyen bir dinsiz dese: “Senin risalelerin kuvvetli bir dinî cereyan veriyor, lâdinî Cumhuriyetin prensiplerine muâraza ediyor.” Elcevap: Hükûmetin lâik Cumhuriyeti, dini dünyadan ayırmak demek olduğunu biliyoruz. Yoksa, hiçbir … Devamını oku "Laiklik"

Siyaset yapanlar, hayırlı bir sonuca varmak için bile olsa yalan söyleyemez! (Amaca giden her yol mübah mı?)

“Ben bu zaman ve zeminde, beşerin hayat-ı içtimaiye medresesinde ders aldım ve bildim ki: Ecnebiler, Avrupalılar terakkide istikbale uçmalarıyla beraber bizi maddî cihette kurûn-u vustâda durduran ve tevkif eden altı tane hastalıktır. O hastalıklar da bunlardır: 1- Ye’sin, ümidsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi. 2- Sıdkın hayat-ı içtimaiye-i SİYASİYEDE ölmesi.” Hutbe-i şamiye “S- Herşeyden evvel bize … Devamını oku "Siyaset yapanlar, hayırlı bir sonuca varmak için bile olsa yalan söyleyemez! (Amaca giden her yol mübah mı?)"

Peygamberinizin sadece siyer kitaplarındaki beşeri hallerine bakan O’nun şahsiyeti maneviyesini anlayamaz.

Mesnevi-i Nuriye:[84]: Tavus kuşu gibi pek güzel bir kuş, yumurtadan çıkar, tekâmül eder, semalarda tayarana başlar. Âfâk-ı âlemde şöhret kazandıktan sonra, yerde kalan yumurtasının kabuğu içerisinde o kuşun güzelliğini, kemalâtını, terakkiyatını arayıp bulmak isteyen adamın ahmak olduğunda şübhe yoktur. Binaenaleyh tarihlerin naklettikleri Peygamberimizin (A.S.M.) bidayet-i hayatına maddî, sathî, surî bir nazar ile bakan bir adam … Devamını oku "Peygamberinizin sadece siyer kitaplarındaki beşeri hallerine bakan O’nun şahsiyeti maneviyesini anlayamaz."

Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesi.

İşaret’ül İ’cazdan:[23]: الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ : Sırat-ı müstakim; şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülâsasından hasıl olan adl ü adalete işarettir. Şöyle ki: Tegayyür, inkılab ve felâketlere maruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdas edilmiştir. Bu kuvvetlerin birincisi: Menfaatleri celb ve cezb için kuvve-i şeheviye-i behimiye. İkincisi: Zararlı şeyleri def’ … Devamını oku "Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesi."

İman etmenin kainata olan yabancılaşmayı ortadan kaldırması ve korkuyu gidermesine güzel bir örnek.

Tarihçe-i Hayat:[102]: Birden şimendiferimiz tünelden çıktı. Biz de başımızı çıkardık, pencereden baktık. Altı yaşına girmemiş bir çocuğu şimendiferin tam geçeceği yolun yanında durmuş gördük. O iki muallim arkadaşlarıma dedim: İşte bu çocuk lisan-ı haliyle sualimize tam cevab veriyor. Benim bedelime o masum çocuk, bu seyyar medresemizde üstadımız olsun. İşte lisan-ı hali bu gelecek hakikatı der: … Devamını oku "İman etmenin kainata olan yabancılaşmayı ortadan kaldırması ve korkuyu gidermesine güzel bir örnek."

İman ve küfür nazarıyla eşyanın görüntüsü.

Arkadaş! İman bütün eşya arasında hakiki bir uhuvveti, irtibatı, ittisali ve ittihat rabıtalarını tesis eder. Küfür ise bürudet gibi bütün eşyayı birbirinden ayrı gösterir ve birbirine ecnebi nazarıyla baktırır. Bunun içindir ki mü’minin ruhunda adâvet, kin, vahşet yoktur. En büyük bir düşmanıyla bir nevi kardeşliği vardır. Kâfirin ruhunda hırs, adâvet olduğu gibi nefsini iltizam ve … Devamını oku "İman ve küfür nazarıyla eşyanın görüntüsü."

Niyet.

Arkadaş! Bu niyet meselesi, benim kırk senelik ömrümün bir mahsulüdür. Evet, niyet öyle bir hâsiyete mâliktir ki âdetleri, hareketleri ibadete çeviren pek acib bir iksir ve bir mâyedir. Ve keza niyet, ölü ve meyyit olan haletleri ihya eden ve canlı, hayatlı ibadetlere çeviren bir ruhtur. Ve keza niyette öyle bir hâsiyet vardır ki seyyiatı hasenata … Devamını oku "Niyet."

Dini cemaatlerle ittihadın iki şartı.

Hutbe-i şamiye:[98]: Sâniyen: Muhabbet-i din saikasıyla teşekkül eden cemaatlerin iki şart ile umumunu tebrik ve onlarla ittihad ederiz. Birinci şart: Hürriyet-i şer’iyeyi ve asayişi muhafaza etmektir. İkinci şart: Muhabbet üzerinde hareket etmek, başka cem’iyete leke sürmekle kendisine kıymet vermeğe çalışmamak. Birinde hata bulunsa, müfti-i ümmet cem’iyet-i ulemaya havale etmektir. Ek: İttihadın sınırı; “Yalnız Sebilürreşad, Doğu … Devamını oku "Dini cemaatlerle ittihadın iki şartı."