İnsana bu kadar kıymet ve ehemmiyet verilmesi nereden ve neye binaendir? Ve Allah’ın yanında mevkii nedir ki onun için kıyameti koparıyor?

İşaret’ül i’caz:Sure-i Bakara:29. Ayet: هُوَ الَّذٖى خَلَقَ لَكُمْ مَا فِى الْاَرْضِ جَمٖيعًا ثُمَّ اسْتَوٰٓى اِلَى السَّمَٓاءِ فَسَوّٰيهُنَّ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ وَهُوَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلٖيمٌ Bu âyetin sâbık âyetle cihet-i irtibatı: Evvelki âyette küfür ile küfran, delail-i enfüsiye ile inkâr edilmiştir. Bu âyette, delail-i âfakıyeye işaret edilmiştir. Ve keza evvelki âyette vücud ve hayat nimetlerine işaret edilmiş, … Devamını oku "İnsana bu kadar kıymet ve ehemmiyet verilmesi nereden ve neye binaendir? Ve Allah’ın yanında mevkii nedir ki onun için kıyameti koparıyor?"

İnsan nedir, insan ve ebediyet arzusu.

(11.Şua 7.Mesele)Asay-ı Musa 7.Meselenin içinden: İNSAN şu kâinat ağacının en son ve en cem’iyetli meyvesi ve hakikat-i Muhammediye aleyhissalâtü vesselâm cihetiyle çekirdek-i aslîsi ve kâinat Kur’an’ının âyet-i kübrası ve ism-i a’zamı taşıyan âyetü’l-kürsisi ve kâinat sarayının en mükerrem misafiri ve o saraydaki sair sekenelerde tasarrufa mezun en faal memuru ve kâinat şehrinin zemin mahallesinin bahçesinde … Devamını oku "İnsan nedir, insan ve ebediyet arzusu."

İnsanın bazı halleri ve özellikleri.

17.LEM’A:14.NOTA:2, 3 VE 4.REMİZLER: İkinci Remiz: Bazı eblehler var ki, güneşi tanımadıkları için, bir âyinede güneşi görse, âyineyi sevmeye başlar. Şedid bir his ile onun muhafazasına çalışır. Tâ ki içindeki güneşi kaybolmasın. Ne vakit o ebleh; güneş, âyinenin ölmesiyle ölmediğini ve kırılmasıyla fena bulmadığını derketse, bütün muhabbetini gökteki güneşe çevirir. O vakit anlar ki, âyinede … Devamını oku "İnsanın bazı halleri ve özellikleri."

En vasat yol en selametli en istikametli yoldur.

15.Şua:Fatiha’nın tefsirindeki 6.Kelime:[612]:  Altıncı Kelime: اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ dir. Bundaki hüccete gayet kısa bir işaret şudur: Evet nasıl bir yerden bir yere giden yolların ve bir noktadan uzak bir noktaya çekilen hatların en kısası ise, en doğrusudur ve müstakimidir. Aynen öyle de; maneviyatta ve manevî yollarda ve kalbî mesleklerde en doğrusu, en müstakimi ise en … Devamını oku "En vasat yol en selametli en istikametli yoldur."

İman etmekle insanın değer bulması ve gerçek anlamda insan olması.

23.SÖZ:1.MEBHAS: Birinci Nokta: İnsan, nur-u iman ile a’lâ-yı illiyyîne çıkar; Cennet’e lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile, esfel-i safilîne düşer; Cehennem’e ehil (olacak) bir vaziyete girer. Çünki iman, insanı Sâni’-i Zülcelal’ine nisbet ediyor; iman, bir intisabdır. Öyle ise insan, iman ile insanda tezahür eden san’at-ı İlahiye ve nukuş-u esma-i Rabbaniye itibariyle bir kıymet … Devamını oku "İman etmekle insanın değer bulması ve gerçek anlamda insan olması."

İnsan kainatın ekser envaına muhtaç ve alakadardır, insandaki vücud, hayır ve şer.

23.SÖZ:2.MEBHAS:1.NÜKTE Birinci Nükte: İnsan, kâinatın ekser enva’ına muhtaç ve alâkadardır. İhtiyacatı âlemin her tarafına dağılmış, arzuları ebede kadar uzanmış… Bir çiçeği istediği gibi, koca bir baharı da ister. Bir bahçeyi arzu ettiği gibi, ebedî Cennet’i de arzu eder. Bir dostunu görmeğe müştak olduğu gibi, Cemil-i Zülcelal’i de görmeye müştaktır. Başka bir menzilde duran bir sevdiğini … Devamını oku "İnsan kainatın ekser envaına muhtaç ve alakadardır, insandaki vücud, hayır ve şer."

Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesini en iyi sağlayan peygamberimizdir.

11.LEM’A:11.NÜKTE:3.MESELE VEYA İŞARET’ÜL İ.[26]: Üçüncü Mes’ele: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, hilkaten en mutedil bir vaziyette ve en mükemmel bir surette halkedildiğinden, harekât ve sekenatı, itidal ve istikamet üzerine gitmiştir. Siyer-i Seniyesi, kat’î bir surette gösterir ki: Her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinab etmiştir. Evet Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, فَاسْتَقِمْ كَمَا … Devamını oku "Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesini en iyi sağlayan peygamberimizdir."

Kişisel karakter hastalıkları ve tedavisi (yeis, ucub, gurur, su-i zan)

MESNEVİ-İ NURİYE:KATRE:HATİME:[63]: Hâtime   (Şu hâtime, dört çeşit hastalıkları beyan eder ve tedavi çarelerini gösterir.) Birinci Hastalık: “Ye’s”tir. Arkadaş! Amele ve taate muvaffak olamayan azabdan korkar, yeise düşer. Böyle bir me’yusun gözüne, dinî mes’elelere münafî edna ve zayıf bir emare, kocaman bir bürhan görünür. Böyle birkaç emareyi elde eder etmez, diğer emarelerin saikasıyla ilân-ı isyan … Devamını oku "Kişisel karakter hastalıkları ve tedavisi (yeis, ucub, gurur, su-i zan)"