Kadınlardan bir mektup. (Yavrularımıza Kur’an-ı Kerîm’i öğretiyoruz ve onları Risale-i Nur’a çalıştırıyoruz.)

Hanımlar rehberinden:

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Çok muazzez, çok mübarek ve çok şefkatli Üstadımız Efendimiz!

Eskiden ne acı günler, ne kara günler geçirdik. Çocuklarımızın Kur’an dersine gitmeleri bile yasak edilmişti. Mekteplerde de din dersleri kaldırılmıştı. Risale-i Nur yazanları mahkemelere veriyorlardı. Siz çok mübarek Üstadımıza, din düşmanları çok eziyetler yaptılar. Çok cefalar çektirdiler. Risale-i Nur yazdı, dine yeniden büyük bir kuvvet verdi, Müslümanlığı ilerletti, diye sizi ölüme mahkûm etmeye çalıştılar. Biz o acıklı günlerde ağladık, sızladık. “Yâ Rabbi! Üstadımızı muhafaza eyle! Dinimize, Üstadımıza, Risale-i Nur’a düşmanlık edenleri kahreyle!” diye Allah’a yalvarıyorduk. Âdeta kanlı gözyaşları döküyorduk.

Sonunda Cenab-ı Hak siz Üstadımızı muhafaza etti, dinsizler yıkıldılar. Müslümanlığı yok etmeye kasdedenler müzmahil oldular. Siz Üstadımız ise dinî hizmetinizde muzaffer oldunuz. Milletimizi dinsizlerin zararından kurtardınız, zaferler kazandınız. Müslümanların mesud günler geçirmesine sebep oldunuz. Bu sayede dinî istiklaliyetimize, dinî hürriyetimize kavuştuk. Risale-i Nur matbaalarda çok çok basılmaya başladı, biz kadınlar çok mesrur olduk. Nurlarımızı basılmış görünce yeniden dünyaya gelmişçesine sevinçler içerisinde kaldık. Bize binlerce beşibirlikler, altınlar, elmaslar verselerdi; ipekten, atlastan elbiseler dağıtsalardı, bizi bu derece memnun edemezlerdi. Risale-i Nur’u bastırmak; dine, imana en birinci, en büyük hizmettir.

Üstadımız Efendimiz!

Din, iman aşkıyla, Müslümanlık duygusuyla mesud olabilecek biz anneler; yavrularımıza Kur’an-ı Kerîm’i öğretiyoruz, Risale-i Nur’a çalıştırıyoruz. Risale-i Nur’un iman, İslâmiyet dersleriyle terbiye etmeye çalışıyoruz. Evlerimiz birer medrese-i Nuriye oluyor, elhamdülillah. Eğer çocuklarımıza Risale-i Nur okutmazsak yoldan çıkarıcı bu zamanın tehlikelerine düşecekler, fena göreneklere kapılacaklar, kötülükleri taklit edecekler. Bizim başımıza bela ve dert kesilecekler. Âhirette de “İmanımızı neden kurtarmadınız?” diye anne ve babalarından davacı olacaklardır. Bunun için sevgili yavrularımızın kalplerine Risale-i Nur sevgisini aşılıyoruz.

Kadınların çocuklarına karşı şefkatleri fazladır. Eğer çocuklarının ebedî âhiret hayatlarını kurtaracak iman dersleri verilmezse, bu ihmal edilir de yalnız muvakkat, fâni dünya hayatına çalıştırılırsa o vakit çocuklara olan şefkat, hakiki yerine sarf edilmiş olmaz. Çocuğun hem dünyada hem âhirette de felaketine sebep olan bir şefkat olmuş olur.

Çocuklarımıza okşayarak sevgiyle diyoruz ki:

“Evladım! Risale-i Nur, seni hem dünyada hem âhirette mesud, bahtiyar edecek en büyük ve en hakiki bir din kitabıdır, iman dersleridir. Okumaktan mahrum kalırsan, iman derslerini şimdi alamazsan hem dünyada hem âhirette bedbaht olursun, perişan kalırsın.” diyerek ve Risale-i Nur hakkında yazılmış olan mektupları, destanları, kasideleri, şiirleri okuyarak, okutarak Risale-i Nur’un sevgisini kalplerine, büyüklüğünü ruhlarına yerleştirmekte devam edeceğiz. Dualarınız sayesinde Risale-i Nur’un dersleriyle inşâallah evlatlarımız İslâmiyet’e hem bize hem milletimize hayırlı, dindar gençler olarak yetişirler.

Mübarek Üstadımız!

Sevgili Rabb’imizin kalplerimizde rahmetiyle dercettiği muhabbet hissini; neden bizi ebedî saadete götürecek olan iman dersleri, Risale-i Nur ve siz Üstadımız yolunda sarf etmeyelim? Başka yolda sarf etsek bize dünya ve âhirette eyvahlar dedirtecek, hüsrana götürecek, belki de ebediyen ağlatacak. Eğer çocuklarımıza da bu ehemmiyetli hakikati aşılamakla hakiki şefkatimizi sû-i istimal etmeden gösterebilsek analık vazifemizi bihakkın îfa etmiş olacağız.

Risale-i Nur hakkında, içinde çok güzel konferans ve nurlu mektuplar ve pek güzel kasideler bulunan kitabı Bursa’dan getirttik. Okudukça, dinledikçe çok mesrur oluyoruz, ruhlarımız şâd oluyor. Onları yazan Nur talebesi kardeşlerimizden Cenab-ı Hak razı olsun, âmin!

اَلْبَاقٖى هُوَ الْبَاقٖى

Duanıza muhtaç

İstanbul Hanımları

254

Bir cevap yazın