Sana gelen zahmetlere, sıkıntılara nasıl tahammül ediyorsun? 

16.Mektup:3.Nokta: Halimi, istirahatimi düşünen ve her musibete karşı sabırla sükûtumu istiğrap eden dostlarımın şöyle bir sualleri var ki: “Sana gelen zahmetlere, sıkıntılara nasıl tahammül ediyorsun? Halbuki eskiden çok hiddetli ve izzetli idin; ednâ bir tahkire tahammül edemezdin.” Elcevap: İki küçük hâdiseyi ve hikâyeyi dinleyiniz, cevabını alınız. Birinci hikâye: İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebepsiz, gıyabımda tezyifkârâne, hakaretli sözler söylemişti. Sonra bana söylediler. Bir saat kadar Eski Said damarıyla müteessir oldum. Sonra, Cenâb-ı Hakkın rahmetiyle … Devamını oku "Sana gelen zahmetlere, sıkıntılara nasıl tahammül ediyorsun? "

Kur’an tam anlaşılmamış müfessirler bile hakikatini çözememişler diyorlar?

Yirmi Dokuzuncu Mektup: Birinci Risale Olan Birinci Kısım: BİRİNCİ NÜKTE: “Kur’ân-ı Hakîmin esrarı bilinmiyor; müfessirler hakikatini anlamamışlar“ diye beyan olunan fikrin iki yüzü var. Ve onu diyen, iki taifedir. Birincisi: Ehl-i hak ve ehl-i tetkiktir. Derler ki: “Kur’ân bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır, nusus ve muhkemâtını teslim ve kabul ile beraber, tetimmat kabilinden, hakaik-i hafiyesinden dahi hissesini alır, başkasının gizli kalmış hissesine ilişmez.” Evet, zaman geçtikçe Kur’ân-ı Hakîmin daha ziyade hakaiki inkişaf eder demektir. Yoksa—hâşâ ve … Devamını oku "Kur’an tam anlaşılmamış müfessirler bile hakikatini çözememişler diyorlar?"

Birbirine Ters Anlamlı Bazı Tefsirler Kur’andan Nasıl Çıkar?

İşarat’ül İ’caz: Bakara suresi:2.Ayetin tefsiri:[40]: S – Belâgat ve hidayetten maksat, hakikati vâzıh bir şekilde gösterip fikirleri ve zihinleri ihtilâflardan kurtarmak iken, müfessirlerin bu gibi âyetlerde yaptıkları ihtilâfat, gösterdikleri ihtimaller, beyan ettikleri ayrı ayrı, birbirine uymayan vecihler altında hak ve hakikat ne suretle görülebilir? C – Malûmdur ki, Kur’ân-ı Azimüşşan, yalnız bir asra değil, bütün asırlara nâzil olmuştur. Hem bir tabaka insanlara mahsus değil, bütün tabakat-ı beşere şümulü vardır. Hem bir sınıf insanlara ait değil, bütün beşerin sınıflarına râcidir. Binaenaleyh, herkes, … Devamını oku "Birbirine Ters Anlamlı Bazı Tefsirler Kur’andan Nasıl Çıkar?"

Laiklik

Hem madem lâik Cumhuriyet prensibiyle bîtarafâne kalır ve o prensibiyle dinsizlere ilişmez; elbette dindarlara dahi bahanelerle ilişmemek gerektir. Tarihçe-i Hayat, s. 235* Eğer faraza, lâik Cumhuriyetin mahiyetini bilmeyen bir dinsiz dese: “Senin risalelerin kuvvetli bir dinî cereyan veriyor, lâdinî Cumhuriyetin prensiplerine muâraza ediyor.” Elcevap: Hükûmetin lâik Cumhuriyeti, dini dünyadan ayırmak demek olduğunu biliyoruz. Yoksa, hiçbir … Devamını oku "Laiklik"

İnsanlık tarihindeki sosyal ve ekonomik devirler. Sermaye ve emek ilişkisi.

“Beşer esirliği parçaladığı gibi ecîrliği de parçalayacaktır.” Sözler. 28.MEKTUP:6.RİSALE OLAN 6.MESELE:2.NÜKTE: (Teksir Mektubat mecmuasında neşredildiğinden buraya dercedilmedi-kitapta olmayabilir-) İKİNCİ NÜKTE: Şu Vehhâbi meselesinin âlem-i İslâmın an’anesi itibariyle nasıl ki üç esası var; öyle de, âlem-i insâniyet itibariyle dahi üç esası vardır: Birincisi: Ehl-i dünyanın ve maddî tarihin nazarıyla, nev-i beşerin hayat-ı içtimâiyesi noktasında bakılsa, görülüyor ki hayat-ı içtimâiye-i siyâsiye itibariyle beşer birkaç devri geçirmiş. · Birinci devri vahşet ve bedevîlik devri, · ikinci devri memlûkiyet devri, · üçüncü devri esir … Devamını oku "İnsanlık tarihindeki sosyal ve ekonomik devirler. Sermaye ve emek ilişkisi."

Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesi.

İşaret’ül İ’cazdan:[23]: الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ : Sırat-ı müstakim; şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülâsasından hasıl olan adl ü adalete işarettir. Şöyle ki: Tegayyür, inkılab ve felâketlere maruz ve muhtaç şu insan bedeninde iskân edilen ruhun yaşayabilmesi için üç kuvvet ihdas edilmiştir. Bu kuvvetlerin birincisi: Menfaatleri celb ve cezb için kuvve-i şeheviye-i behimiye. İkincisi: Zararlı şeyleri def’ … Devamını oku "Arzulama, öfkelenme ve düşünme üçlüsünün dengesi."

Fikirleri bulandıran, özgürlük ve demokrasiyi istemeyen kimlerdir?

Münazarat:[12]: S– Efkârı teşviş eden, hürriyet ve meşrutiyeti takdir etmeyen kimlerdir? C– Cehalet ağanın, inad efendinin, garaz beyin, intikam paşanın, taklid hazretlerinin, mösyö gevezeliğin taht-ı riyasetlerinde, insan milletinden menba’-ı saadetimiz olan meşvereti inciten bir cem’iyettir. {*: Burada mason ve dönmelerin ve bolşevizmi isteyenlerin cem’iyetinden haber vermek içinde, bir çeyrek asır istibdad-ı mutlakla hükmeden bir hâkimiyeti … Devamını oku "Fikirleri bulandıran, özgürlük ve demokrasiyi istemeyen kimlerdir?"

Mana-yı ismî ile mana-yı harfînin güzel bir örnek ile açıklaması.

Emirdağ Lahikası-2:[347]: Mana-yı ismî ile mana-yı harfînin bahsi ise ilm-i nahvin umum kitapları başlarında o mesele izah edildiği gibi ilm-i hakikatin Sözler ve Mektubatlar namındaki risalelerinde temsilatla kâfi beyanat vardır. Senin gibi zeki ve müdakkik bir zata karşı, fazla izahat fazla oluyor. Sen âyineye baksan, eğer âyineye şişe için bakarsan, şişeyi kasden görürsün, içinde Re’fet’e … Devamını oku "Mana-yı ismî ile mana-yı harfînin güzel bir örnek ile açıklaması."