Risale-i Nur ile ilgili çalışmalarınızı, konularlarisale@gmail.com‘a gönderebilirsizniz.
Pratik hizmet vecizeleri-vecizeden konuya
“Gayr-ı meşru bir muhabbetin neticesi, merhametsiz azab çekmektir.”
“İnsan, bu dünyaya yalnız güzel yaşamak için ve rahatla ve safa ile ömür geçirmek için gelmemiştir.”
“Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır. Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır,bedbahttır. “
“Ben büyük bir şehre giriyorum. Baktım ki, o şehirde büyük saraylar var…”
“Bir köy muhtarsız olmaz. Bir iğne ustasız olmaz, sahibsiz olamaz. Bir harf kâtibsiz olamaz, biliyorsun. Nasıl oluyor ki, nihayet derecede muntazam şu memleket hâkimsiz olur?”
“Allah’ı bilmek, varlığını bilmenin gayrıdır.”
“Karıncayı emirsiz, arıyı ya’subsuz bırakmayan kudret-i ezeliye; elbette beşeri nebisiz bırakmaz.”
“Çoğunu aza, azını çoğa vermek suretiyle, yirmi üç saat kısa ve fâni olan dünya hayatına, hiç olmazsa bir saati da beş namaza ve bâki ve sonsuz uhrevî hayata sarfetmek lâzımdır ki dünyada paşa, Ahirette geda olmasın!”
“Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah, ne fiat istiyor?”
“İmansız İslâmiyet, sebeb-i necat olmadığı gibi; İslâmiyetsiz iman da medar-ı necat olamaz.”,
“Esbab içinde, bilbedahe en eşrefi ve ihtiyarı en geniş ve tasarrufatı en vasi’, insandır. İnsanın dahi en zahir ef’al-i ihtiyariyesi içinde en zahiri; ekl ve kelâm ve fikirdir.. ” ve konunun devamı izah edilir…
“Çünki anlaşılmaz bir kitab, muallimsiz olsa; manasız bir kâğıttan ibaret kalır.”
“Sivrisineğin gözünü halkeden, güneşi dahi o halk etmiştir.”
“Eğer Allah’a muhabbetiniz varsa, Habibullah’a ittiba edilecek. İttiba edilmezse, netice veriyor ki: Allah’a muhabbetiniz yoktur.” “Menfaat üzerine dönen siyaset, canavardır.”
“Dünyayı ve ondaki mahlûkatı mana-i harfiyle sev, mana-i ismiyle sevme; “ne kadar güzel yapılmış” de, “ne kadar güzeldir” deme” “Hayvan gibi olamazsın. Çünki hayvanın mazi ve müstakbeli yok.”
“Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevab var ifade ediyor?”
“Ey insan ve ey nefsim, muhakkak bil ki: Cenab-ı Hakk’ın sana in’am ettiği vücudun, cismin, a’zaların, malın ve hayvanatın ibahedir, temlik değildir. ” 6. Sözdeki temsil insandaki cihazlar ve şükrü ve karşılığı anlatıla bilir…
“Cenab-ı Hakk’ın bizim ibadetimize ne ihtiyacı var..?” Doktor Hastaya ilaç tavsiye ederken çıkar gütmez örneği…
“Ey nefis! Ubudiyet, mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâbıkadır.”
“Namaz iyidir. Fakat hergün hergün beşer defa kılmak çoktur. Bitmediğinden usanç veriyor.”
“Dehşetli bir arslan, meşelikten çıkıp ona hücum ediyor. O da kaçtı. Tâ altmış arşın derinliğinde…”
“Tabiat, misalî bir matbaadır, tâbi’ değil; nakıştır, nakkaş değil; kabildir, fâil değil; mistardır, masdar değil; nizamdır, nâzım değil; kanundur, kudret değil; şeriat-ı iradiyedir, hakikat-ı hariciye değil” 23.Lem’adaki kavanoz…
“İnsaniyetin cihazatı, hayvan gibi hayat-ı dünyeviyeyi kazanmak için verilmemiş” İnsan ve hayvanın farkları..
“Küçük ehemmiyetsiz bir çekirdekten, koca dağ gibi bir ağacı halketmek; kudret-i İlahiyenin şe’nindendir ve âdetidir ve azametine delildir.” İnsanın da bir çekirdek gibi mezardan tekrar filizleneceğiyle haşri Tebliğ…
“Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu bela başında vardır. Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve manevi sürurla doludur.”
“bir elmayı bir adama hakiki rızık olarak vermek, bütün yeryüzünü bütün meyvelerle dolduran o zat verebilir.”
“Ey insan! bilir misin nereye gidiyorsun ve nereye sevk olunuyorsun..?” 20.Mktb Dünya ve cenneti mukayese et
“Ebedi ömrün önündedir. O ömr-ü bakide göreceğin rahat ve lezzet, ancak bu fani ömürde sa’y ve çalışmalarına bağlıdır.”, “Dünya bir mezradır.”
“İnadın işi: Şeytan birisine yardım etse; “Melektir” der.”
“En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp ahiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır.” “Mâlâyâniyle iştigal, maksudu geri bırakıyor”
“hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.”
“Muhakkak maslahat, Mevhum mazarrata feda edilmez”
“Allah’tan başka bütün çağırdığınız ve ibadet ettiğiniz şeyler toplansalar, bir sineği halkedemezler.”[Ayet meali]
“çürümüş kemikleri kim diriltecek?’ sen de: ‘kim onları bidayeten inşa edip hayat vermiş ise, o diriltecek.”[Ayet m.]
“Bir tek adam seninle hidayete gelse, sahra dolusu kırmızı koyun, keçilerden daha hayırlıdır.”
“Ehl-i dünyadan daha şiddetli bir surette meslektaşlarınızla ve dindaşlarınızla ittifak ediniz, yani, ihtilafa düşmeyiniz.”
“Namaz kılanın diğer mübah dünyevi amelleri, güzel bir niyet ile ibadet hükmünü alır.”
“Helal dairesi geniştir, keyfe kafi gelir. harama girmeye hiç lüzum yoktur.”
“Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarf ediyorsun?” “Her şeyi bir tek şey yapmak”
“Risale-i Nur şakirtlerinin,bu zamanda en mühim vazifeleri, tahribata ve günahlara karşı takvâyı esas tutup davranmak gerektir”
“Ben tok olduktan sonra, başkası açlıktan ölse bana ne?, Sen Çalış ben yiyeyim”
“Bir şey tamamiyle elde edilemediği takdirde, o şeyi tamamiyle terketmek câiz değildir.”
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”
“Zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.”
“Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faideli, meyvedar yapmak ister misiniz? “
“Halk-ı şerr, şerr değil; belki kesb-i şerr, şerdir. “
“Sebeb olan yapan gibidir…”
“Evet bir şahsın tehevvüsü için büyük bir daire-i muhita hareket-i mühimmesinden durdurulmaz. “
“Kaderi tenkid eden başını örse vurur, kırar. Rahmete itiraz eden, rahmetten mahrum kalır.”
“Cenab-ı Hak nefse demiş “ben neyim sen nesin?”…Nefsimiz ancak açlıkla adam olur…
“Demek iman tevhidi, tevhid teslimi,teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder”
“Cehennem’e girmek ceza-yı ameldir, ayn-ı adildir. Fakat Cennet’e girmek, mahz-ı fazıldır.”
“Bir zerreye hakikî Rab olmak için, bütün yıldızlara sahib olmak lâzım gelir=Tarla kimin ise, mahsulât da onundur.”
“Nasılki yüz nefer, bir zabitin idaresine verilse; bir neferin, yüz zabitin idarelerine verilmesinden yüz derece daha kolay olduğu gibi.. “